Yazmıyorum.

Yazıyorum…
Öyle ya yaşıyorum.
Hayat devam ediyor.
Öyle yada böyle…
Hayat devam ediyor.
Yaşıyorsam yazmalıyım.

Yazıyorum…
Hayat devam ediyorsa
Ve hayat dediğin bir uykuysa,
Aşk onun rüyasıdır.
İşte büyük bir gerçek.
Bu gerçekle canlandım.
Ne üzüntüm kaldı, ne kederim.

Yazıyorum…
Aşk benim için uzaktan uzak bir şey.
Sırf hayali bir şey.
Boşluktaki rengi belli olmayan bir şey.
Acaba tadamayanlar mutsuzmudurlar?
Ben değilim.
Tadamayanlar..!
Aşk tatlımıdır?
Hayat acı bir ilaç onu biliyorum.
Öyleyse aşk onun içine katılan bir şeker olmalı.
Evet eğer öyleyse aşk tatlı bir şey olmalı.
Hayat acı, aşk tatlı..!
Vay o zaman bu acı ilacı şekersiz içenlerin haline.

Yazıyorum işte…
Uzak gelecek hülyaları beynimi dolduruyor.
Ama hepsini yazamam.
Beynim ağırlaşıyor ve artık beni rahatsız ediyor.
Ruhumda kıyametler kopuyor.
Bir yerlerde aşk feryat ediyor.
Aşk feryadı yazılırmı?
Ee yazıyorum işte…

Feryat dediğin,
Dağların saf rüzgarları kadar geniş,
Kuvvetli ve engin olmalı.
Feryat dediğin yazılırmı?
Hele hele aşkın feryadı yazılırmı?
Ruhum ebediyen yaralı,
Ebediyen hasta, ebediyen sakat kalacak.
Aşk dediğin dört satıra,
Aşkın feryadı bir kağıda sığarmı?

De get sende lüzumsuz, aşıkların yüz karası,
Aşkı dört satıra,
Aşkın feryadını bir kağıda yazacak kadar,
Basit mi sandın sen?
Yazmıyorum.

Ahmet Şahin POLAT

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir