Şanlı tarihten bir sayfa…

Tarihi, şan ve şerefle dolu bir millettir bu,
Şan ve şeref dolu tarihten, bir sayfadır bu,
Tarihini inkar eden gafillere, bir mesajdır bu,
Türk denilen milletin, ateşle imtihanıdır bu,
Top yekûn ateşten gömleği giymesidir bu.

Kurşun yağmuru…
Ölümü burnunun ucunda hisseden insanlar.
Ve kan!
Yapışkan, kırmızı, buğu buğu kan!
Parmaklar biteviye tetiğe basarken,
Tekbir sesleriyle açılıp kapanmaktadır dudaklar.
Gözlerde endişeden eser yok.
Yüreklerde git gide coşan heyecanlar.

Bir Mehmet, vurulup tertemiz alnından düşerken
Uğrunda savaştığı toprağa,
Tamamlayamadığı bir Kelime-i Şahadet,
Şehitlik makamını müjdeleyerek, kucaklar
Bir başka Mehmet’i…

Bir Mehmet kolundan yaralanmıştır.
Kan, damla damla sızarken parmaklarının ucundan,
Sağlam koluyla devam etmektedir vatan müdafaasına.
Kurşun delip geçmiştir de kolunu,
Acıyı aklına asla getirmez,
Vatan vardır sadece aklında, acıyı hissetmez.
Kullanır tüfeğini, basar tetiğe…

Bir Mehmet’in yüzünü kana bulamış,
Yüz hatlarını değiştirmiş şarapnel parçaları.
Cesetler bir biri üstüne yığılırken,
Başının üstünden kurşunlar,
Vızır vızır geçmektedir bir başka Mehmet’in.
O, hep “Bismillah” diyerek ateşler tüfeğini,
Onca gürültüye rağmen duyulur Allah deyişi Mehmet’in.

İnlemelere, zoraki çıkan “imdat” seslerine,
Küfürlere, acı feryatlara, bağrışmalara,
Şevk ile atan yürek sesleri karışır.
Dudaklardan Fetih suresinin ayetleri dökülürken,
Top sesleri inim inim inletir dağları.
Güllelerin düştüğü yerden,
İnsan parçaları, taş ve toprak savrulur gökyüzüne,
Savrulur, karışır birbirine, düşer toprağa.
Ve bir Mehmet daha kefensiz gömülür.
Mezarı bile bilinmez, bir başka Mehmet’in.

Atılan iki gülleye karşılık sekiz gülle,
Düşman kat kat üstün, varsın olsun,
Mehmet mücadele eder vatanı için iman gücüyle…
Şehidimin ağıtını rüzgâr yakarken,
Kara bulutlar arasından parlayan güneş,
Ağır ağır saklanmıştır yüce dağlar ardına.
Bir Mehmet çıkar bir kayanın üstüne,
Akşam ezanını okur yanık sesiyle.
Yaralılar gönderilirken bir taraftan,
Diğer tarafta saf tutmuştur Mehmet,
Akşam namazının ardından,
Şehit için cenaze namazına,
“ER KİŞİ NİYETİNE…”

Bembeyaz kar üstüne, damlayan kandır bu,
Uğruna ölünen, can verilen vatandır bu,
Ay yıldızlı al bayrağın, rengini almasıdır bu,
Vatan için Mehmet’in, kefensiz yatmasıdır bu,
Bir hilâl uğruna, binlerce güneşin batmasıdır bu…
Ahmet Şahin POLAT

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir